Haberler

Sultanlar Grup’tan dış ticaret atağı

22 Ara 2009 | Etiketler: ,

İhracat portföyünde 50’den fazla ülke bulunan Sultanlar Grup, yeni yılda hem bu sayıyı daha da arttırmak hem de var olduğu piyasalarda daha etkin bir rol oynamak için kolları sıvamış durumda. Tibet A.Ş. İhracat Müdürü Mevlüt Aksan’la görüşerek grubun dış ticaret hedeflerine dair önemli bilgiler aldık.

Mevlüt Bey şu anda hangi ülkelerle ihracat anlamında işbirliği içerisindeyiz?

Dünya ülkelerini 3 ana eksen üzerinde inceleyecek olursak, ilk eksende kültürel ve duygudaşlık açıdan kendimize yakın hissettiğimiz Balkan, Ortadoğu, Kuzey Afrika ülkelerini ve Türki Cumhuriyetleri görüyoruz. İkinci eksende Malezya, Endonezya ve Çin Uygur’u gibi okyanus aşırı ülkeler bulunuyor. Üçüncü ekseni ise Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya ve Avrupa Birliği ülkeleri gibi zengin devletler oluşturmakta. Bizim Sultanlar Grup olarak bu üç eksen üzerinde yer alan irili ufaklı birçok ülkeyle neredeyse 25-30 yıllık bir hukukumuz, gelişmiş ticari ilişkilerimiz var.

Yeni yılda hangi ülkelerle işbirliği başlatmayı düşünüyoruz?

2009 yılı içerisinde Fas, Cezayir, Tunus, Suudi Arabistan, Filistin, Yemen, Lübnan, İsrail, İran, Katar, Kuveyt, Bahreyn gibi ülkelerle çok ciddi temaslarımız oldu. Bazı bölgelerde yeni distribütörlükler tesis ettik. 2010’da etkin bir marketing strateji politikasıyla bu destinasyonlarda ağırlığımızı hissettirmek istiyoruz.

Avrupa’da yaşamını sürdürmekte olan 4 milyondan fazla Türk var. 7 binden fazla etnik market onlara hitap edecek ürünleri raflarında bulundurmak için çaba sarfediyor. Ortada Türk markalarına olan ciddi bir talep var. Biz yeni yılda etnik marketlerde ürünlerimizi listeleyerek bu talebe cevap Sultanlar Grup kalitesi ve güvencesiyle cevap verebilmeyi hedefliyoruz. Yine Amerika Birleşik Devletleri’ndeki etnik marketlerde yer alabilmek için yürütmekte olduğumuz çalışmalar da gündemimizde yer alan başka bir konu başlığı.

Türkiye’nin siyasi konjonktürün etkisiyle, giderek artan bir prestij ve saygınlığı söz konusu. Bununla birlikte, geçtiğimiz yıl küresel boyutta yaşanan krizin etkileri, en küçük pozitif girişimlerin bile piyasalarda yankı bulmasına katkı sağlıyor. Ayrıca giderek düşme eğilimi göstermeye başlayan gümrük ve lojistik maliyetleri de işin başka bir avantaj noktası. Dolayısıyla ihracat bağlamında yelkenimizi şişirecek yeterli ölçüde rüzgara sahip olduğumuzu düşünüyorum. Bize bu rüzgarı verimli bir şekilde kullanarak, uzak sahillere kendimizi ulaştırmak kalıyor.

Mevcut pazarları geliştirme adına yürüttüğümüz çalışmalarımız var mı?

Elbette, yakın vadede içerisinde bulunduğumuz piyasalarda çok daha iyi konumlara ulaşabilmeyi hedefliyoruz. Bu noktada sadece rakamsal anlamda büyümek yeterli değil. Marka ve ürünlerimizle pazardaki genel trendleri ve rakiplerimizin marketing stratejilerini doğrudan etkiliyor olmamız lazım. Yani sadece bir ürünü üretip konteynerlere koyarak, yurt dışına ihraç etmekle dört dörtlük bir ihracat operasyonu yürütülmüş olmuyor. Mamülümüzü satış noktasındaki son tüketici alıp poşetine yerleştirene kadar sürecin içerisinde aktif olarak rol oynamamız gerekiyor. Biz şu anda mesaimizin büyük bir bölümünü piyasa hakimiyetini sağlayacak dinamikleri ve enstrümanları oluşturmak için ayırmış durumdayız. Elimizden geldiğince çağdaş stratejiler ortaya koyarak, modern dış ticaret anlayışına uygun argümanlarla faaliyetlerimizi sürdürmek istiyoruz.

2010 yılında ihracat departmanımızın genel stratejisi ne olacak?

2010 yılı için 3 tane çok net amacımız var. Birincisi 100’e yakın ülkeyle dış ticaret anlamında irtibat kuruyor durumda olmak. İkincisi uluslararası ölçekte faaliyet gösteren zincir mağazalarla direkt çalışabilme imkanı oluşturmak. Üçüncüsü en az 10 destinasyonda pazara fokuslanmış bir biçimde etkili pazarlama ve tutundurma faaliyetleri yürütüyor olmak.

Sultanlar Grup şu anda tüm bu amaçları göz önünde bulundurarak dış ticaret proseslerini yönetmeyi amaçlıyor. Düşüncemiz geçmiş dönemlerde ortaya koyduğumuz başarı grafiğini, önümüzdeki dönemde yüksek hedeflere ulaşarak, devam ettirmek.